Kazdağı’na siyanür projesinden vazgeçin

 
Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, Balıkesir’in Havran ilçesinde siyanürle altın madeni açılması planlarına karşı bir açıklama yayınladı. “Kazdağı yeni bir felaketin eşiğinde” denilen açıklamada, projeden vazgeçilmesi çağrısı yapıldı.

...Balıkesir’in Havran İlçesi bu kez de yeni bir altın madeni projesine kurban edilecek. Havran’ın ormanlarını, tarım alanlarını katleden Tepeoba Köyü’ndeki molibden madeni, Eğmir Köyü’ndeki kurşun madeni projeleri devam ederken bu kez de Büyükşapçı Köyü’ne altın madeni açılmak isteniyor.

 

Proje Tanıtım Dosyasında altın elde etmede en vahşi yöntemlerden olan siyanür yığın liçi kullanılacağı belirtilen Demirtaş Altın Madeni Projesi’nin Halkın Katılımı Toplantısı 1 Kasım Çarşamba günü saat 14.00’de Büyükşapçı Köyü Kahvehanesinde gerçekleştirilecek.

 

Projeye ait iki adet işletme, bir adet de süresi bitmiş arama ruhsatı var. Ruhsatlar sürekli el değiştirmiş. İlk sahibi Newmont olan ruhsatlar daha sonra Teck Resources’a, şimdi de Baharlar Madenciliğe satılmış. Baharlar Madencilik A.Ş. ruhsatları noter satışı ile satın almış ancak dosyada yer alan evraktan ruhsatların henüz Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nden devir edilmediği görülüyor. Bu durumda daha ruhsatların devir işlemi bitmeden Çevre Etki Değerlendirme sürecinin nasıl başlatıldığı soru işareti.

 

2012-2013 yıllarında “kuartz” arayacağız diye yapılan başvurular için Balıkesir Valiliği tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararları verilmiş. Oysa arananın quarts değil altın-gümüş olduğu ortada.

 

SİYANÜR LİÇİ KULLANILACAK

 

Madenin toplam rezervi on altı milyon ton. Çıkartılması planlanan altın miktarı ise onyedi buçuk ton. Ocak işletme süresi on yıl.

Açık ocak yöntemi ile çalışılacak. Cevher kırılıp öğütüldükten sonra araziye serilecek. Yığınların üstüne siyanürlü su püskürtülecek. Siyanüre yapışacak altın daha sonra ayrıştırma ünitelerinde ayrılacak. Siyanürlü sular atık havuzlarında toplanacak. İşe yaramaz topraklar da pasa alanlarında depolanacak. Siyanür atık havuzu ve pasa dağlarında oluşacak asit maden drenajı teklike saçıyor.

 

HAVRAN BARAJI VE BÜYÜKŞAPÇI KÖYÜ İÇME SUYU TEHDİT ALTINDA

 

Proje dosyasında da belirtildiği gibi, maden alanı, Havran Çayı’nın su toplama havzasında. Değirmendere ve Gelindere, Havran Çayı’na bağlanıyor, Havran Çayı da Havran Barajına. Dolayısıyla, maden alanına çok yakın olan bu dereler asit maden drenajı ve siyanür barajı tehditi altında. Bu derelerdeki kirlenme doğrudan Havran Barajına ulaşacak ve bu barajdan sulanan tarım arazileri de kirlenecek. Balya örneği önömüzde. Balya’da her yıl hala asit maden drenajı nedeniyle asitli sular dereleri kirletiyor ve derelerdeki balıklar ölüyor.

 

Büyükşapçı Köyü’nün içme suyu kaynağı da maden alanında yer alıyor. Köyün içme suları hem kirlilik, hem de yokolma tehdidi altında. DSİ, bu koşullarda projeye olumlu görüş vermeyecektir.

 

 

ŞAPÇI DAĞI’NDAKİ ÖNEMLİ ENDEMİK BİTKİLER VE KARAÇAM ORMANI YOK OLACAK

 

Ruhsatların toplam alanı 58 bin 500 dönüm. ÇED izin alanı ise

6 bin 886 dönüm. Ne yazık ki izin alanının yüzde 79’u orman. Ormanlık alan ağırlıklı olarak karaçam ve meşeden oluşuyor.

 

Proje tanıtım dosyasında da itiraf edildiği gibi, bölgenin bitki örtüsü yerinde incelenmemiş. Dosyayı hazırlayan firma tarafından daha önceki yıllarda kurşun madeni projesi için yapılmış çalışmaya ve literatür taramasına dayanıyor. Yine de raporda endemik bitkilerin yer aldığı kabul ediliyor hatta “İnceleme yapılırsa daha da fazla endemik bitki bulunabilir” deniliyor. O halde, endemikler ne olacak?

 

Umarız Balıkesir Orman Bölge Müdürlüğü, kuraklığın iyice arttığı ülkemizin ve bölgenin çıkarlarını ve orman ekosisteminin önemini gözeterek böylesi önemli endemik bitkilerin ve karaçam ağaçlarının bulunduğu bu önemli ormanlık alanı madencilere tahsis etmez.

 

TARIM ARAZİLERİ DE YOK OLACAK.

 

Proje alanının yüzde 20’si yani yaklaşık 1500 dönüm alan, tarım alanı. Tarımdan yeterince gelir elde edemeyen Büyükşapçı Köylüsü, tarım arazilerinin 700-800 dönümünü madencilere çoktan satmış bile…Umarız Balıkesir Toprak Koruma Kurulu görevini yerine getirir de bu tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına izin vermez.

 

HAVRAN, İVRİNDİ, BALYA, KALKIM ELDEN GİDİYOR

 

Tepeoba Molibden, Eğmir Kurşun, Kalkım kurşun, Balya Kurşun, İvrindi altın madenleri, daha sıradaki ruhsatlar birbirine o kadar yakın ki, bu madenlerin yeni yapılacak Lapseki-Yenice-Savaştepe Otoyolu ile birlikte bölgeye toplam etkisinin acilen incelenmesi gerekmektedir. Bölge için Stratejik Çevresel Değerlendirme yapılması zorunludur.

 

Yok edilen yüzbinlerce dönüm orman ve tarım arazileri ve madenlerde kullanılacak sular, bölgede kuraklığa, susuzluğa, açlığa, yoksulluğa yol açacak, köyler iyice boşalacak, tarımsal üretim duracaktır.

 

KAZ DAĞI’NIN ÜSTÜ ALTINDAN DEĞERLİDİR

 

Bölgemizin Kaz Dağı ekosistemini oluşturan en önemli etmenlerden olan ve bölgemize hayat veren orman varlığı ve tarımsal potansiyeli yörenin gerçek altınıdır, yerin altındaki altın ise yalnızca madenciye kar getirip, halka da hastalık ve yoksulluk olarak geri dönecek, kamuya ve ülkemize hiçbir yarar sağlamayacaktır.

 

Kaz Dağı’nda hayat altından değerlidir. Havran-Demirtaş Altın Madeni Projesi’nden acilen vazgeçilmeli, bu projeye “ÇED Olumsuz” kararı verilmelidir.

KAYNAK  BİRGÜN GAZETESİ

 
Tarih       : 02 Kasım 2017
 
 
  Anasayfa  |   Sohbet  |   Programcılar  |   Yayın Akışı  |   Radyomuz  |   Dj Ol  |   İletişim  |